Kayıtlar

gurbet etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Maa Sulbiye yapma böle mari

Resim
 Maa Sulbiye yapma böle mari  Mutallip: Ne böle yapesin sen be canım  Ep bana peckada böbe papullatıresin.  Yeter bu kadar böber mare  Bıktım kayrıkın  Midem kazıneri   Sulbiye ;  Ne verem  Ne istesin ba Mutallip  Ekmek getirem de kizaat balim Sen böbeleri ne biyenmesin ba  Bak nasıl isle kokeler  Mutallip: Mare ben sana ne deerim  Sen nee beni annamesin Böber papullattıresin (kozlemek)  bana  Sabaattan beri Ekmek kizattıresin  İç demesin sundurmada sallanan seylerden bi tane  getirem deye  Sulbiye; Ba ne va sundurmada Kuru çuşkaladan (kurutulmuş acı biber) mı istesin .  Mutallip: Ayır mare,  Ne çuşkası Deli yaomasana kendini sen mare  Sucukla sallaneri ipte  Sen bana cuska desin böber deesin  Pros pros konuşesin  Getisene odan bı çatal mare  Soyem de koyem koorun üstüne  Bak peckada ne isle kor var  Doyurem insan gibi kaanımı  Sulbiye : Sen delidin mi ba Muttalip Ben o lukankaları sen loplet deye mi yaptım Uşaklama yaptım  Sana yidimem ben sucuklaamı Böber istemem deesen git pinir ekm
Resim
 Ne Zaman  Ne zaman taze dağ  kekiği kokusu alsam  Köyümün yağmur bulutları ıslatır geçer tenimden Yalın ayaklarımla meralarını çiğnediğim  Çimen kokularının feryadını  hissederim nabzımda. Ne zaman yüreğim darlansa  Koca çeşmenin suyu ile durulanmak isterim. Gündöndünün  güneşten vazgeçemediği gibi  Ruhum hep köyümün hatıralarına yelken açsın dilerim. Ne zaman hayat bana  Med Cezirli  bir  oyun oynasa  Mesela Kalbim sıkışsa, moralim alt  üst olsa  bozulsa  Kırlangıcın yeni doğan  yavrusuna koştuğu gibi  Mahallemdeki  neşe dolu çocukluğuma dönmek isterim.  Ne zaman özlemi hasreti  anlatmakla dilimde tüy bitse  Ormanların ovaların seraların  yedi renk yeşiline bir de eşsiz enfes sessizliğine yaslanmak isterim  Leylekler gibi ,ilk  yazı seven kuşlar gibi misal  Köyümü hep umut dolu  neşeli anılar  ile anmak isterim.  Ne zaman içime kapansam gök kubbe gibi kararsam  Buğday tarlalarımızda savrulan boynu eğik dolgun masum   başak olmak isterim    Köyümün güz    Yağmurlarında ıslanmak  Güneş

Memleketimin Yakınından Geçerken

Resim
                                Memleketimin Yakınından Geçerken Bu sabah yine erkenciyiz, erken kalkan yol alır diyorlar bizde öyle yaptık ve yola koyulduk.  Erken kalkmamıza rağmen Ağustos sıcağının tesirini  üzerimdeki tişort'de  biriken terden iliklerime kadar hissedebiliyorum. Romanya'nın başkenti Bukreş  şehrinden Bulgaristan  Rusçuk kentine dönüyoruz. Otobüsün penceresinden  yeşillikleri görünce sıcak ve bunaltıcı havayı çalışan klimanın da yardımıyla unutarak, hayallere dalıyorum. Romanyanın  özellikle Transilvanya bölgesi aklıma derin bir iz bıraktı. Karpat dağlarını Galatasaraylı Hagi sayesinde çok duymuştum ama kendi gözlerimle görünce büyüleniyor insan. Aklıma Türkiyenin Doğu Karadeniz bölgesi geliyor, güzelim cennet doğu karadeniz yanlız değilmişsin diyorum. İki bölgenin ortak yanları çok, ama akılda kalması için yeşilin her tonunu görüyor, adeta doğanın kollarında yeşillikler cennetinde sörf yapıyor gibi hissediyorsunuz. Krallar şehri  olarak nam salmış Braşov

Yavrumdan Ayrıldım

                                 Küçücüksün Yavrum (Yavrumdan Ayrıldım) Bir ateşten gömlek muhacirlik hikayesidir. Türküler bizim türkülerimiz, sırdaşlarımız,  nefesimiz, yaşanmışlıklarımız. Yavrumdan Ayrıldım türküsüz hepsinden farklı bir konumdadır.  Neden öyledir derseniz, birincisi türkünün  derin yaşanmış sözleri, ikincisi sanatçının yanık  ve muhteşem yorumudur. Öyle içinizi yakan sızlatan sözleri var ki, gözyaşlarınıza hakim  olamıyorsunuz. Türkünün sözleri öyle derin öyle kahırlı ki, kim bilir hangi acılar  hasretlikler yaşandıktan sonra yazıldı kim bilir? Hadi türkünün sözlerinden yola çıkarak hikayesini içimizdeki kendi yaşadığımız hasretlikler gurbet acıları ayrılıklar ile benzeterek anlamaya çalışalım. 1 Kıta;   Nasıl oldu da yavrum ayrıldım senden Aniden hiç beklenmeyen bir anda yaşanmış ayrılık, derin acılar bırakmış. Çok ağır gelmiş ve yürek burkan evlat acısı geç anlaşılmış.  Anne hasretliğin gurbetin derin üzüntüsünü daha fazla içinde tutamamış, feryad