Uzun Vekillik, Kısa Demokrasi: Tecrübe mi, Statüko mu?
Uzun Vekillik, Kısa Demokrasi: Tecrübe mi, Statüko mu? Yirmi beş yıl aynı koltukta kalmak bir başarı hikâyesi mi, yoksa demokratik bir tıkanıklık mı? Siyasetçi "öğrenmeyi" bırakıp "alışmaya" başladığında, demokrasi nefes almayı bırakır. Bir milletvekili hayal edin. Beş, hatta altı dönemdir Meclis’te. Yirmi beş-otuz yıl boyunca aynı koridorlar, aynı kulisler, aynı düzen… Genellikle bu tablo bize bir "tecrübe abidesi" olarak pazarlanır. "Bakın, sistemi ne kadar iyi biliyor" denir. Ancak sormamız gereken soru şudur: Tecrübe değer üretmeyi ne zaman bırakır ve yerini konforlu bir alışkanlığa bırakır? Öğrenen Siyasetçi ve Alışan Siyasetçi Siyasetçi Meclis’e ilk geldiğinde sistemi öğrenir; halkın sorununu bürokrasiye nasıl taşıyacağını keşfeder. Ancak süre uzadıkça "öğrenme" biter, "alışma" başlar. Öğrenen siyasetçi çözüm üretir. Alışan siyasetçi ise dengeleri gözetir, risk almaz, statükoyu korur. Bir Temsil Krizi: Seçmenden...