Kayıtlar

Resim
Karıncanın Kerameti Cemal bu sabah telaşla uyanmadı Her sabah ki telaşından eser yoktu. Kalktı çok sakin bir şekilde önce traşı gelmiş mi onu kontrol etti. Bugün her şey mükemmel olmalı dedi içinden. Özenle traş oldu, sonra duş aldı. En güzel kıyafetlerini giydi. Özel günler için sakladığı parfümünden sıktı. Sonra saate baktı, saat her sabahki kalktığı saatten erkendi. Evinin kapsını kapatırken bir şey unttum mu diye dönüp arkasına bakmadı. Oysa her sabah evden çıkmadan önce her şeyi en az iki kez kontrol ederdi. Cemal bugün sanki gidip de tekrar dönmeyecekmiş gibi haraket ediyordu. Otobüs durağına vardığında yine saatine baktı, en az yarım saat erken gelmişim dedi. Neyse ki aylardan hazirandı, beklemesinde bir sakınca yoktu. Her zaman gazete okuyan Cemal bu sabah otobüs durağının direğine yaslanmış duruyordu. Çok anlamsız bir duruştu bu, gözlerini bir boşluğa sabitleşmiş sanki donup kalmıştı. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadı Cemal. Otobüs geldi yolcular binince haraket edildi. Otobü…
"Bütün çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz…."17/12/2019cevat cirak tarafından, posted in çocuk sevgigenelteog, eğitim, sınav.şiirşiir edebiyat
Türkiye’de geçen yıl 1.3 milyon çocuk doğmuş. E ne var bunda her yıl ortalama o kadar çocuk doğuyor diyebilirsiniz. Evet haklısınız. Birde şöyle bakın bakalım bir şey görebilecek misiniz. Yeni doğan bu çocukların sadece %20 sinin evinde kitap ve kütüphane var. Geri kalan çocukların evlerinde kitap yok. Onlar ilk 3 yaşlarını, yani kritik dönem dediğimiz ilk 3 yaşlarını, yani beyinlerinin %95 geliştiği ilk 3 yılı kitap görmeden geçiriyor. Kitapla ne zaman mı tanışıyorlar doğduktan 6 yıl sonra yani ana okulunda. Peki devam edelim, Türkiye’de evlerde kitap yok tamam anladık, kütüphanelerde durum denir ona bakalım. Türkiye’de 70.000 kişiye (yetmişbin) sadece 1 kütüphane düşerken. Mesela Komşumuz Rusya’da 5.000 kişiye (beşbin) 1 kütüphane düşüyor. Evlere dönelim, biraz daha üzerinde konuşalım. Türkiye’…
Boyalı Beygir
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken Balkanlar’da Deliorman eteklerinde Eski Cuma’ ya Bağlı şirin mi şirin Muratlar adında bir köy varmış . Köyün iki gölü, koruları, meraları, bir de köyün tam ortasından geçen serin ve engin akan bir deresi varmış. Köyün neşeli, hayat dolu, çalışkan halkı çiftçilik ve hayvancılıkla geçinip dururmuş. Köyün aşağı mahallesinde Ali, Veli ve Sali (Salih) adında üç kardeş yaşarmış. Babalarının gölgesinde ve himayesinde aynı evde mutlu mesut hayat sürerlermiş. Güneş doğmadan kalkar güneş batana kadar tarlalarında bıkmadan usanmadan çalışırlar yaşayıp giderler imiş. Her zaman olmasa da babaları ne derse dinlerler sözlerinden çıkmazlar imiş. En büyük kardeş olan Alinin her zaman babası ile kararları pek uyuşmaz sıkıntı yaşarlar imiş. Yine öyle tartışmalı günlerden bir gün evin fedakar atı ile ilgili sorun çıkmış. Büyük oğlan Ali, iki kardeşi Veli ve Sali’yi de …
Dızmana29/11/2019cevat cirak tarafından, posted in genel Bilirsiniz köyde çocukları çok boş bırakmaya gelmez. Buna rağmen nedense bugün kendime yapacak bir iş uğraş bulamadım Günlerden pazar aylardan yaz. Ev halkının tamamı evde, annem bahçede, babam hayvanların karnını doyurmakta. Kardeşim sundurmada oynamakta. Bir tek kocabamda (dedem) telaşlı bir hazırlık seziyorum. Kocaba dedim uzaktan, nereye gidiyorsun? Kocabam elindeki eşeğin hanutlarını arabaya bırakmaya çalışıyordu, cevabını beklemeden beni de götür , benim işim yok dedim. Gülümsedi kocabam, olur ba çocuğun dedi, hem bana yardım edersin. Şeytancağa pazara gideceğiz seninle ona göre giyin. Ama git babana söyle izin al, sıkıntı yaşamayalım sonra gel bana yardım et. Kocabam götürücekte içimden, babam izin vermeyecek. Yok öyle yağma, izin cepteydi zaten. Dediğim gibi de oldu izin çıktı, ben artık yola hazırdım. Şeytancık pazarına ilk kez gidecektim, Duyuyordum pazarın namını ama hiç kısmet olmamıştı gitmek. Kocabam bu arada eşeğ…
Resim
Aile Olmak 21/11/2019cevat cirak tarafından, posted in ailegenel

Aile Olmak
Cenneti dünyada yaşamak demek.
Sevgili biriciğim 1945 doğumlu canım anam 74 yaşındaki cefakar anam apar topar kardeşleri davet edince ayaklarının ağrılarına ve yaşlılığa bağlı diğer tüm dertlerine rağmen, sabah 05.00 sularında kendisini kuzenimin arabasının arka koltuğunda memlekete yani Bulgaristana yola çıkmış buluverdi kendini. Bizim gözümüz yolda, telaş sıkıntı derken, ulaştık merak etmeyin iyiyiz mesajını nihayet alınca bütün bir gece uykusuz kaldığımızı hatırlayıp olduğumuz yerde sızıverdik. Bir saatlik uykunun ardından Memleketten gelen fotoğraflarda gördüğümüz manzara ile bambaşka bir ruh haline bürünüverdik. Annesinin cenazesine son görev için memleketine gidememiş annem, Biricik babasını yıllar önce toprağa vermiş annem, Çok geçmeden anne babasından tek mirası agasını yani dayımı son yolculuğuna uğurlamış annem Kensi ailesinden kendisine miras üç kardeş yeğenleri arasında bambaşka bir insan olup çık…