Elveda Bulgaristan, Merhaba Gelecek!
Gençlerimiz bizim geleceğimiz
Elveda Bulgaristan, Merhaba Gelecek!
Sofya’nın siyaset koridorlarında veya yerel yönetimlerin konforlu koltuklarında "temsil" kavgası verenler; Kırcaali’den, Şumnu’dan, Deliorman’dan kalkan otobüslerin motor sesini hala duymazdan mı geliyor? Biz salonlarda "atalarımız, mirasımız" diye hamaset yaparken; o mirasın asıl sahibi olan gençler, Berlin’e, Amsterdam’a giden tek yön biletlerini cebine koymuş bile.
Açık konuşalım: Biz "kimlik" dedik, "gelenek" dedik; ama o kimliğin içini gelecekle dolduramadığımız için gençleri terminallerde kaybettik. 2010’dan bu yana 300 binden fazla insanımız AB yoluna düştü. Giden sadece "nüfus" değil; giden bu toplumun zekası, enerjisi ve yarınıdır!
Geçmişin Travması Gençliğin Karnını Doyurmuyor
90’ların acılarını ve travmalarını bugünün 20 yaşındaki gencine "siyaset malzemesi" olarak sunanlar büyük bir yanılgı içinde. Gençler geçmişin yarasıyla değil, geleceğin kaygısıyla yaşıyor. Onlar için Türk olmak bir "mağduriyet belgesi" değil; iki dilli, Avrupa vizyonuna sahip ve rekabetçi bir "üstün yetkinlik" olmalı.
Siyaset, gence "Türk olduğun için eziliyorsun" demeyi bırakıp; "Sen bu coğrafyanın en kalifiye aktörüsün, bu ülkeyi seninle yöneteceğiz" diyebildiği gün o bavullar geri açılır.
Vitrin Süsü Değil, İcraat Ortağı!
Gençleri sadece bayrak asan, broşür dağıtan "seçim askerleri" olarak görme devri kapandı. Belediye meclislerine bakın; kaç genç bütçe yönetiyor? Kaç genç stratejik kararlara imza atıyor?
Sade bir vatandaş olarak önerim ve talebim nettir:
Gençlik Bütçesi: Belediyeler, harcamalarının bir kısmını doğrudan gençlerin oylarıyla belirlenecek teknoloji ve girişim projelerine ayırmalıdır.
Liyakat Masası: Siyasi yapılar, "sıranı bekle" mantığını bırakıp, Avrupa'da eğitim görmüş veya kendini yetiştirmiş gençleri karar mekanizmalarına "ortak" olarak davet etmelidir.
Dijital Çağda Nutuk Değil, Şeffaflık Dönemi
TikTok’ta dans ederek gençlerin oyunu alacağını sanan figürler, sadece trajikomik bir görüntü veriyor. Gençlik "eğlence" değil, "şeffaf yönetim" istiyor.
"Belediye fonları nereye gidiyor?"
"Neden bizim köylerimizde, mahallelerimizde birer kuluçka merkezi, birer teknoloji atölyesi yok?"
Bu sorulara dijital dünyada dürüst cevap veremeyen her yapı, gençlerin gözünde "eskimiş birer tabela"dan ibarettir.
Sadakat Değil, Ortaklık Kazandırır
Eski siyaset "Bize sadık ol, seni temsil edelim" diyordu. Yeni nesil ise "Engelleri kaldır, ben kendimi temsil ederim" diyor. Gençlere, "Bize oy ver ama iş yapmazsak bizi de değiştir" diyebilecek kadar özgüvenli ve demokrat bir liderlik şart. Sadakat isteyen kaybedecek, "ortaklık" teklif eden kazanacaktır.
Ya Değişin Ya da Islık Çalın!
Bulgaristan’daki Türk gençliği kimsenin "çantada keklik" seçmeni değildir. Onlar dünya vatandaşıdır. Ciddiye alırsanız yanınızda dururlar; ciddiye almazsanız arkalarına bile bakmadan giderler.
Beyler, hanımlar; ya o koltukları gençlerle paylaşıp bu ülkeyi onlar için bir "fırsatlar ülkesine" dönüştüreceksiniz ya da yarın bomboş köylerde kendi sesinizin yankısını dinleyeceksiniz. Karar sizin...
Ama unutmayın, bavullar hazır ve uçak biletleri bir "tık" uzağınızda.
Zaman daralıyor!
Yorumlar
Yorum Gönder